Dokuz Eylul

 

2


 

 

İşletme Fakültesi Dergisi, Cilt V, Sayı 1, 2004
(Dergimizde yayımlanmış olan çalışmaların tam metinlerine Ulakbim Sosyal Bilimler Veritabanından veya Dergimiz Editörlüğüne başvurarak ulaşabilirsiniz)

 

 

ÜNİVERSİTE PERSONELİNİN KENDİLERİNİ GÜÇLÜ HİSSETME ALGILARININ ÖRGÜTE BAĞLILIK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
(Nigar Demircan, Ercan Ergün, Güner Çöl)
Bu çalışmanın amacı devlet üniversitelerinde çalışanların güçlendirme algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkileri incelemektir. On bir devlet üniversitesinden 304 çalışandan elde edilen veriler akademik ve idari personel ayrımı yapılarak analiz edilmiş ve güçlendirmenin anlam, yetenek, seçim ve etki gibi boyutlarının duygusal, normatif ve devam bağlılığı üzerindeki etkileri karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular güçlendirmenin her bir boyutunun örgütsel bağlılık ile farklı ilişkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bulgulara göre akademik personelin örgüte bağlılığı etki, anlam ve yetenek boyutları ile ilişkiliyken, idari personelde örgütsel bağlılık anlam ve seçim boyutları ile ilişkilidir.
Anahtar sözcükler: Güçlendirme Algıları, Örgütsel Bağlılık, Akademik Personel, İdari Personel.

İHRACAT VE EKONOMİK BÜYÜME
(Hakan Çetintaş)
Bu çalışma birim kök, koentegrasyon ve nedensellik testlerini kullanarak Türkiye’de ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkisini araştırmaktadır. Bulgular iki değişkenin koentegre olduğunu ve uzun dönemde denge ilişkisinin geçerliliğini doğrulamaktadır. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki iki yönlü nedensellik bulgusu, ekonomik açıklığın ekonomik büyüme üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu göstermektedir.
Anahtar sözcükler: Ekonomik Açıklık, Büyüme, İhracat

KONYA SANAYİSİNDE ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ TEKNİKLERİNİN UYGULANMA ETKİNLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI VE ENDÜSTRİ MÜHENDİSLERİNİN DURUMUNUN ANALİZİ
(İhsan Kaya, Orhan, Engin, Zümrüt Nazik)
İşletmeler arası rekabetin hızla artması ve boyut değiştirmesi ile beraber firmaların ileri teknoloji kullanılmaları da zorunlu hale gelmiştir. Gelişen teknolojilerin işletmelerimizde etkin olarak kullanılması, verimlilik ve kalitenin iyileştirilmesi sürecinde, endüstri mühendisleri önemli görevler üstlenmektedirler. Bu çalışmada Konya Sanayisinde endüstri mühendislerinin çalışma etkinliklerinin araştırılmasına yönelik olarak bir anket çalışması yapılmıştır. Ankette, firmalara toplam 21 adet soru yöneltilmiştir. Çalışma; birinci, ikinci, üçüncü organize sanayi bölgeleri ile BÜSAN sanayinde toplam 99 işletmede yapılmıştır. Anket sonuçlarına göre, büyük çoğunluğunu KOBİ’lerin ve aile şirketlerinin oluşturduğu Konya Sanayisinde endüstri mühendislerinin etkin olarak istenilen düzeyde kullanılamadığı gözlenmiştir.
Anahtar Sözcükler: Endüstri Mühendisliği Teknikleri, KOBİLER

BİLGİ YÖNETİMİNİN REKABETE ETKİLERİ: KIYI EGE VE MARMARADA FAALİYET GÖSTEREN OTEL İŞLETMELERİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
(Erol Duran)
Bilgi yönetimi, işletmelerin sorun çözme, dinamik öğrenme, stratejik planlama ve karar alma uygulamalarında, gerekli enformasyonun ve uzmanlığın bulnmasına, düzenlenmesine ve dağıtılmasına yardım eden bir süreçtir. Bilgi yönetimini doğru zamanda ve etkili bir şekilde kullanan örgütler, amaçlarına ulaşmada daha üstün bir konuma gelmektedirler. Bu yazı, otel işletmelerinde bilgi yönetiminin rekabetçi etkilerini ve avantajlarını belirlemeye yönelik bir araştırmayı kapsamaktadır.
Anahtar Sözcükler: Bilgi Yönetimi, Otel İşletmeleri, Rekabet

F/K ORANLARI İLE İMKB 100 ENDEKSİ GETİRİLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
(Levent Çıtak)
F/K oranları ile hisse senedi getirileri arasında oldukça güçlü ilişkiler olduğu ve bu yolla hisse senedi getirilerinin tahmin edilebileceği üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, F/K oranları ile İMKB 100 Endeksi getirileri arasında ilişki olup olmadığını incelemektir. Bu amaçla dönem başı F/K oranları ile 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık, 2 yıllık, 3 yıllık, 4 yıllık ve 5 yıllık elde tutma dönemi getirileri arasındaki ilişkileri belirleyebilmek için regresyon denklemleri tahmin edilmiştir. Ortaya çıkan regresyon denklemlerindeki ilişkilerin anlamlı olup olmadığını test etmek için anlamlılık testleri (t-test) yapılmış ve regresyon sonuçları değerlendirilmiştir. 3 aylık elde tutma dönemi dışındaki elde tutma dönemleri için anlamlı ilişkiler çıkmıştır. Ancak sonuçlara ihtiyatla yaklaşılmalıdır.
Anahtar sözcükler: F/K oranları, Hisse Senedi Getirileri, İMKB 100 Endeksi

EĞİTİM VE EKONOMİK BÜYÜME: BİR LİTERATÜR ARAŞTIRMASI
(Erol Çakmak, Sevda Gümüş)
Eğitimin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerine ilişkin teorik görüşlerin son kırk yıldır literatürde yer aldığı görülmektedir. Bununla birlikte, konuyla ilgili makroekonomik düzeydeki uygulamalı çalışmalar yoğun olarak, 1980’li yıllarda genişletilmiş Cobb-Douglas ve İçsel Büyüme modelleri kullanılarak yapılmaya başlanmıştır. Bu literatür araştırmasında, eğitim ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi uygulamalı yöntemlerle analiz eden çalışmalar incelenmektedir. Bu amaçla, uygulamalı çalışmalar, neo-klasik ve içsel büyüme teorileri çerçevesinde, kullandıkları metodolojiye ve eğitim göstergelerine göre ulaşılan sonuçlar açısından değerlendirilmektedir. Çalışmaların ortak noktası, eğitimin ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkisi olduğu şeklinde olmakla birlikte, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri yükseldikçe, ilişkinin derecesinin de artmakta olduğu görülmektedir.
Anahtar Sözcükler: Eğitim, İnsan Sermayesi, Ekonomik Büyüme, Toplam Faktör Verimliliği

 2002 GENEL SEÇİMLERİNDE SEÇİM NİYETİNİ ETKİLEYEN DEMOGRAFİK FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ: İZMİR UYGULAMASI
 (Gül Bayraktaroğlu, Ceyhan Aldemir)
Politik pazarlamada seçmenler, satın alıcılardır. Bu nedenle geleneksel pazarlamada kullanılan “tüketici satın alma modeli” seçmenlere de uygulanabilinir. Bu modelde, pazarlama ve diğer dış uyarıcıların yanı sıra satın alıcının yaşı, cinsiyeti, eğitimi, mesleği, kişiliği gibi özellikleri de satın alma kararını etkilemektedir. Bu durumda, seçmen özellikleri de seçmenin oy verme kararını etkileyen faktörler olarak değerlendirilebilir. Politik pazarda çalışan pazarlamacıların yanı sıra politik partiler, liderleri ve adayları için hedef kitlenin (seçmen) belirlenmesi ve hedef kitlenin özelliklerinin bilinmesi etkin pazarlama stratejilerini geliştirebilmek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma geleneksel pazarlamada kullanılan “tüketici satın alma modeli”ni (sadece demografik özellikleri) politik satın alıcılar (seçmenler) üzerinde uygulamayı ve seçmenlerin oy verme niyetlerinde (hangi partiye oy vermeyi düşündükleri) farklılık yaratan önemli demografik özellikleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Oy Verme Niyeti, Türkiye, 2002 Genel Seçimleri, Demografik Özellikler, Seçmen Davranışı

ÖRGÜTSEL ÖZELLİKLER VE LOJİSTİK STRATEJİK ORTAKLIK
DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİLER
(Murat Akyıldız)
Bu çalışmada, Türkiye’de faaliyet gösteren üretici firmaların lojistik hizmet tedarikçileriyle oluşturdukları stratejik ortaklıklar ve örgütsel özellikler arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bu amaçla hazırlanan anket formları, Türkiye’de faaliyet gösteren 800 üretici firmaya postalanmış ve 125 kullanılabilir anket formu geri dönmüştür. Toplanan verilere dayanılarak araştırma hipotezleri test edilmiştir. Analiz sonuçları; değişim mühendisliği, kıyaslama, karmaşıklık, uzmanlık ve resmileşme ile lojistik stratejik ortaklık düzeyleri arasında önemli ilişkiler olduğunu göstermiştir.
Anahtar Sözcükler: Örgütsel Özellikler, Stratejik Ortaklık Düzeyi, Lojistik Dış Kaynak Kullanımı

YABANCI YÖNETİCİLERİN ETKİLİ KÜLTÜRLERARASI UYUMLARINA YÖNELİK BİR DEĞERLENDİRME
(Murat Gümüş)
Ulusal sınırların ötesine açılarak büyümek zorunluluğundaki işletmelerin yabancı kültürlerde görevlendirecekleri yöneticileri doğru seçmeleri ve hazırlamaları gerekmektedir. Yabancı yöneticilerin kültürel uyumları kültürlerarası farklılıkları etkili şekilde yönetmeleri ve işletme hedeflerine ulaşmaları açısından çok önemlidir. Uyum sorununun aşılmasında, iş, iş dışı yaşam ve yöneticinin bu kültürün üyeleriyle ilişkisi üç uyum boyutu olarak kabul görmektedir. Yöneticilerin ailelerinin uyumu da bu süreçte göz ardı edilmemelidir. Başarılı dış görevlendirmeler için yabancı kültüre ilişkin yetiştirme çabaları, kültür şokuyla  baş etme ve etkili kültürlerarası iletişim kurma becerileri yöneticilere ve ailelerine sunulmalıdır.
Anahtar Sözcükler: Yabancı Yönetici, Uluslararası Görevlendirme, Kültürlerarası Uyum, Kültürlerarası Yetiştirme

CİNSİYET FARKLILIKLARINDAN KAYNAKLANAN ÇATIŞMALAR VE BİR ARAŞTIRMA
(Tuncer Asunakutlu, Barış Safran, Alev Akgöl)
Günümüzde çatışma kavramı yönetim biliminde değişik araştırmalara konu olmaktadır. Koşullar ve beklentilerdeki değişim ile farklılıklar, çatışmaların önemini arttırmıştır. Klasik ve neo klasik anlamda örgütsel açıdan olumsuzluklara yol açtığı düşünülen ve engellenmesi önerilen çatışma, modern yaklaşımlarda örgütsel etkinlik ve verimlilik açısından belirli seviyelerde mutlaka bulunması gereken ve iyi yönetilmesi durumunda yarar sağlayan bir olgudur. Bu bağlamda çatışma yönetimi, bir yönetim disiplini olarak günümüzde örgütsel verimlilik ve performans açısından önemini arttırmaktadır. Bu çalışmada örgüt yönetimi açısından cinsiyet farklılıklarından kaynaklanan çatışmalar konu edilmektedir. Çalışmanın amacı aynı kurumda çalışan kişiler arasında cinsiyet farklılıklarından kaynaklanabilecek çatışmaları analiz etmek, sebeplerini araştırmak ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu amaçla çalışmada bir kamu üniversitesinden yarısı bayan olmak üzere toplam seksen çalışana anket uygulanmış ve elde edilen veriler analiz edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde çatışma, çatışmanın nedenleri, çatışmalarda tarafların izledikleri stratejiler ile çatışmanın çözüm yöntemleri açıklanmıştır. İkinci bölüm kadın erkek çatışmalarına ayrılmış ve cinsiyet faktörünün çatışmalar üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde uygulama sonucu elde edilen verilen analiz edilmiş, yorumlanmış ve bazı öneriler getirilmeye çalışılmıştır.
Anahtar Sözcükler: Çatışma, Çatışma Yönetimi, Cinsiyet, Kadın Erkek İlişkileri.

TÜKETİCİLERİN KAMU ULAŞIM HİZMETLERİNE YÖNELİK DEĞERLENDİRMELERİ VE GENEL MEMNUNİYET İLİŞKİSİ: YAPISAL DENKLEM MODELLEMESİ YARDIMIYLA BİR ANALİZ
(M.Hakan Altıntaş)
Vatandaşlar kamu ulaşımını tercih ederek gerçek anlamda bir satın alma sürecine girmektedirler. Dolayısıyla tüketici konumundadırlar. Ulaşım bir mamul olarak hizmet grubundadır ve hizmet kalitesi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Ulaşımda hizmet kalitesinin ölçümü temelde SERVQUAL (Service Quality) ölçeğine göre yapılmakla birlikte tüketicilerin diğer özellikleri de dikkate alınmaktadır. Araştırmada Türk tüketicilerinin kamu ulaşımında kullandıkları midibüslere yönelik memnuniyet düzeyi ile sunulan hizmet kalitesi faktörleri arasında ilişki aranmıştır. Gerek literatüre gerek Türk tüketicisinin ulaşım alışkanlıklarına bağlı olarak oluşturulan toplam onüç hizmet değerlendirme faktörünün, yine iki faktör ile ifade edilen genel memnuniyet üzerindeki etkisi yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Oluşturulan dört hipotezden üç tanesi kabul edilmiş, bir tanesi de reddedilmiştir.
Anahtar Sözcükler: Kamu Ulaşımı, Hizmet Kalitesi, Yapısal Eşitlik Modellemesi

SİNİR AĞLARI VERİ MADENCİLİĞİ İLE ÇELİK ÜRETİM SÜRECİNDE BİR ANALİZ
(Gül Gökay Emel, Çağatan Taşkın, Serhat Kılıçarslan)
Veri madenciliğinin işletmelerin üretim süreçleri için uygulamalarına ilgili yazında çok fazla rastlanılmamaktadır. İşletmelerde üretim verilerinin ayrıntılı ve sistematik olarak toplanması genellikle yüksek maliyet kalemi olarak görülmektedir. Uygun veri düzenlemesinin olmaması üretim sürecine ait verilerin analitik ve çok boyutlu analizinin yapılmasını da zorlaştırmaktır. Bu çalışmada doğrusal ve ve alan bilgisine dayalı deterministik modeller ile yeterince açıklanamayan çelik üretim sürecinin başırımını arttırmak için veri madenciliği ile sürecin bir analizi yapılmaktadır. Analiz için veri madenciliği tekniklerinden yapay sinir ağı modeli kullanılmaktadır. Bu modelin yardımı ile mevcut üretim süreci verileri eğitilerek, süreç çıktılarının tahmini için kullanılabilecek bir sınıflama yapılmaktadır.
Anahtar Sözcükler: Veri Madenciliği, Yapay Sinir Ağları, Çelik Üretimi Süreci

OSMANLI REFORMCULUĞU, AVRUPALI BİLİMLER VE MİLLİYETÇİLİK: KISMİ BİLİMDEN BÜTÜNCÜL BİLİME DOĞRU DAR’ÜL FÜNUN
(Nazım İrem)
Kapitalist dünya sisteminin on dokuzuncu yüzyılda genişlemesi neticesinde Osmanlı İmparatorluğu reform sorunuyla karşı karşıya kalmıştır. Bu süreçte ortaya çıkan modern devlet yapıları, kapitalist yayılmadan dolayı değişen maddi çevre üzrindeki kontrolünü arttıracak yeni kaynaklara yönelmişlerdir. Avrupalı bilimlerin kurumsallaştırılması girişimi devlet tarafından başlatılmış ve Avrupalı bilgi yapıları üniversite ve meslek okulları biçiminde tedricen geleneksel ilim örgütlenmesinin yerine geçmişlerdir. Bu makale de Avrupalı bilgi yapılarının kurumsallaşması ve kısmi bilim anlayışından bütüncül bir anlayışa geçişin reformcu ve milliyetçi düşünce üzerindeki etkileri ile Osmanlı Üniversitesi olan Dar’ül Fünun’un olayı çerçevesinde tartışılmaktadır.
Anahtar Sözcükler: Dar’ül Fünun, Kapitalist Yayılma, Avrupalı Bilimler

 

 

 

 
©2009 Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi